1. Giriş ve Kavramsal Çerçeve
Ticari hayatın hız ve ölçek gereksinimi, işletmelerin sahibi veya organı dışında kişiler eliyle temsilini zorunlu kılar. Bu temsil ilişkilerinin en güçlü ve kapsamlı türlerinden biri “ticari temsilcilik”tir. Ticari temsilci (ticari mümessil), işletmeyi yönetme ve işletmeye ilişkin her türlü işlemde ticaret unvanı altında temsil etme yetkisine sahip kişidir. Kurum, hem işletmenin işleyişini hızlandırır hem de hukuki güvenliği temin eder; zira üçüncü kişiler bakımından temsil yetkisinin sınırları büyük ölçüde kanunla çizilmiştir.

2. Mevzuat Altyapısı
— TBK m. 547: Ticari temsilcinin tanımı ve yetki verilmesi; yetki verilmesinin ticaret siciline tescil zorunluluğu; tescil yapılmamış olsa dahi işletme sahibinin temsilcinin fiillerinden sorumlu olacağına ilişkin ilke.
— TBK m. 548–551 (özet bağlam): Temsil yetkisinin kapsamına (işletmenin amacına giren her türlü işlem ve kambiyo taahhüdü dahil), şube temsilcisine, yetkinin sınırlarına ve sonlandırılmasına ilişkin tamamlayıcı hükümler.
— TTK m. 40: Tacirin ticaret unvanını ve altına atacağı imzayı ticaret siciline verme ve tescil yükümlülüğü; temsil ve ilzamda imza örneği düzeni.
— TTK m. 371 ve devamı (bağlantı): Özellikle anonim şirketlerde temsil yetkisinin yönetim kurulunda toplanması, devri ve en az bir üyenin temsil yetkisini haiz olması ilkesi.
— İlgili özel mevzuat ve ikincil düzenlemeler: Ticaret Sicili Yönetmeliği, imza beyannamesi uygulamaları, şube tescilleri ve ilan işlemleri.

3. Ticari Temsilci – Ticari Vekil Ayrımı
Ticari temsilci, işletmeyi her yönüyle temsil eder; üçüncü kişilere karşı yetkinin kapsamı kanunla geniş çizilmiştir. Ticari vekil ise işletmenin olağan işlerini görmek üzere yetkilendirilmiş daha dar yetkili bir yardımcıdır. Ticari vekilin, özel yetki verilmedikçe tacir adına ödünç alamayacağı veya kambiyo taahhüdünde bulunamayacağı kabul edilir; ticari temsilci için ise kural bunun tersidir: işletme amacına giren işlemler ve kambiyo taahhütleri için ayrıca özel yetki aranmaz.

4. Atama ve Tescil: Yetkinin Kaynağı, Sicil Bildirimi ve İmza Beyanı
TBK m. 547 uyarınca ticari temsilcilik açık veya örtülü şekilde verilebilir. Atama, işletme sahibi veya şirketlerde yetkili organ kararıyla yapılır. Kanun, atamanın ticaret siciline tescilini zorunlu kılmışsa da tescil, işletme sahibinin sorumluluğu bakımından kurucu değil açıklayıcı niteliktedir. TTK m. 40’a göre tacir, kullanacağı ticaret unvanını ve bu unvanın altına atacağı imzayı sicile verir; imza beyannamesi ve temsil yetkililerinin imza örnekleri, üçüncü kişilerin güvenini sağlamak bakımından kritik önemdedir.
Şube özelinde atama yapılıyorsa, temsil yetkisi prensip olarak o şubenin işleriyle sınırlıdır ve bu sınırlama sicilde tescil ve ilanla üçüncü kişilere duyurulmalıdır. Aksi hâlde, iyiniyetli üçüncü kişilere karşı sınırlamalar ileri sürülemeyebilir.

5. Yetkinin Kapsamı: Olağan–Olağanüstü İşler, Kambiyo Taahhüdü, Şube Yetkisi
Temsil yetkisinin kapsamı, ticari temsilcinin “işletmenin amacına giren her türlü işlemi” yapabileceği şeklinde geniş yorumlanır. Bu kapsam, olağan (günlük iş akışı) ve olağanüstü (alışılmışın dışındaki) işlemleri içerir. Kambiyo taahhüdü altına girme yetkisi de kural olarak temsil yetkisinin kapsamındadır. Bununla birlikte, taşınmaz devri, rehin, işletmenin tamamının devri gibi ağır işlemler için şirket içi özel prosedürler veya organ kararları gerekebilir; bu durum şirketler hukuku bakımından ayrıca değerlendirilmelidir.
Şube temsilcisi yalnızca şube işlemleriyle sınırlı olarak yetkilidir. Şubenin dışındaki işlemler için verilen belgeler ve imzalar, sınırlama tescil edilmişse üçüncü kişilere karşı ileri sürülebilir; tescil yoksa iyiniyetli üçüncü kişilere karşı sınırlama ileri sürülemez.

6. Sınırlandırmanın Üçüncü Kişilere Etkisi ve İyiniyet Koruması
İşletme içi talimatlar, limitler (örn. belirli tutarın üzerindeki işlemlerin yasaklanması) ve onay şartları, üçüncü kişiler bakımından kural olarak bağlayıcı değildir. Bu tür sınırlamaların üçüncü kişilere karşı hüküm doğurması için tescil ve ilan mekanizmaları kullanılmalıdır. İyiniyetli üçüncü kişiler, ticaret siciline güvenerek hareket ettiklerinde, işletme sahibinin iç yönergelerini bilmek zorunda değillerdir.

7. Ticari Temsilcinin İşverene ve Üçüncü Kişilere Karşı Sorumluluğu
Temsilci; özen, sadakat ve dürüstlük yükümlülüklerine tabidir. İş sözleşmesi ve vekâlet ilişkisi ilkeleri birlikte değerlendirilir. Görevini kötüye kullanması, yetkisini aşması veya işletmeye zarar vermesi hâlinde işverene karşı tazminat sorumluluğu doğabilir. Üçüncü kişilere karşı sorumluluk, yetkisiz temsil veya haksız fiil hükümleri üzerinden gündeme gelebilir.

8. Yetkisiz Temsil, Onama (İcazet) ve Sonuçları
Yetkisiz temsil hâlinde, kural olarak işlem işletme sahibini bağlamaz; üçüncü kişi, işlemi onamayı (icazet) işverenden talep edebilir. Onama verilmezse, işlemden doğan zarardan temsilci şahsen sorumlu tutulabilir. Yetkisiz işlem ile yetkinin kötüye kullanımı ayrıştırılmalı; birincisi dış ilişkide bağlayıcılık sorunu, ikincisi iç ilişkide tazminat sorumluluğu problemidir.

9. Yargıtay Uygulaması
• Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2019/(19)11-258, K. 2022/138, T. 15.02.2022: Ticari temsilcinin vekâletnamesinde açıkça kambiyo düzenleme yetkisi bulunmasa dahi, iyi niyetli üçüncü kişilere karşı işletme sahibi adına kambiyo taahhüdünde bulunabileceği; ticari temsil yetkisinin geniş kapsamı vurgulanmıştır.
• Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2021/4616, K. 2022/6078, T. 20.09.2022: Ticari temsilcinin TBK m. 547 bağlamındaki konumuna ve TTK’daki temsil–ilzam düzenine atıfla; yetkinin kapsamı, tescil ve üçüncü kişilere etkisi konularında değerlendirmeler içermektedir.
• Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2022/5684, K. 2024/1953 (özet): Kambiyo senedi düzenleme konusunda, temsilci sıfatı taşımayan veya yetkisi bulunmayan kişiler bakımından ‘özel yetki’ arandığı; aksi hâlde şirketin bağlanmayacağı yönünde değerlendirme yapılmıştır. Bu yaklaşım, ticari temsilci–ticari vekil ayrımının dış ilişkideki sonuçlarını pratikte pekiştirmektedir.
Bu içtihatlar birlikte değerlendirildiğinde, ticari temsilcinin yetkisinin geniş; buna karşılık ticari vekil ve diğer yardımcıların yetkisinin daha dar olduğu, kambiyo taahhüdü ve olağanüstü işlemlerde üçüncü kişilerin iyiniyetinin korunmasıyla iç yönergelerin dengelendiği görülmektedir.

10. Uygulamada Sık Hatalar, Pratik Kontrol Listesi ve Örnek Maddeler
A) Sık Hatalar
• İç talimatlarla getirilen parasal limitlerin tescil ve ilan edilmeden üçüncü kişilere karşı ileri sürülebileceğinin sanılması.
• Şube temsilcisine merkez işlemlerinin yaptırılması ve bunun bağlayıcı olacağı inancı; şube sınırlamasının sicilde gösterilmemesi.
• Kambiyo senetlerinde imza–kaşe düzeninin, temsil sıfatı ve yetki kaynağı gözetilmeden yürütülmesi.
• Ticari vekile, ticari temsilci gibi kapsamlı işlem yaptırılması; özel yetki verilmeden kredi/ödünç alma veya aval–keşide yetkilendirmesi.
B) Pratik Kontrol Listesi (İşletme Sahibi/Şirketler İçin)
□ Ticari temsilci atama kararı alındı mı? (organ kararı/işletme sahibi kararı)
□ Atama, ticaret siciline tescil ve ilan edildi mi? İmza beyannamesi güncel mi? (TTK m. 40)
□ Şube yetkisi varsa, şube sınırlaması açıkça tescil edildi mi?
□ İç yönerge ve parasal limitler hazırlanıp iç iletişimde duyuruldu mu? Dış ilişkide bağlayıcılık için tescil/ilan ihtiyacı değerlendirildi mi?
□ Kambiyo ve banka işlemlerinde kullanılacak imza sirküleri, temsil sıfatlarını açıkça gösteriyor mu?
□ Azil veya sona erme hâllerinde derhal tescil/ilan ve muhataplara bildirim prosedürü hazırlandı mı?
C) Örnek Yetkilendirme Maddeleri
— “A, şirketin ticari temsilcisi olarak atanmıştır. A, şirket unvanı altında şirketin amacına giren her türlü işlemi yapmaya; kambiyo taahhüdünde bulunmaya; bankalar nezdinde hesap açmaya, kredi sözleşmeleri akdetmeye yetkilidir. Şube dışı işlemler için yetki verilmemiştir.”
— “B, İstanbul Şubesi ticari temsilcisi olarak atanmıştır. Yetkisi yalnızca şube işlemlerine ilişkindir; şube dışı işlemler için yetkisi yoktur. Bu sınırlama ticaret siciline tescil ve ilan edilmiştir.”

11. Sonuç ve Değerlendirme
Ticari temsilci kurumu, hız ve güvenlik arasında bir denge kurar: İşletmenin faaliyeti hızlanırken, üçüncü kişiler de sicil–imza–unvan düzenine güvenerek işlem yapar. TBK m. 547, temsilcinin geniş yetkisini ve tescil zorunluluğunu getirirken, TTK m. 40 imza ve unvanın tesciline ilişkin çerçeveyi tamamlar. Yargıtay uygulaması ise kambiyo taahhüdü, şube sınırlaması ve özel yetki gereksinimini somutlaştırarak iç ve dış ilişkinin sınırlarını belirginleştirmektedir. Uygulamada doğru tescil–ilan, açık imza sirküleri ve iç yönerge–eğitim ile riskler önemli ölçüde azaltılabilir.

arama

hakkımda

Mesleğe adım attığım ilk günden bu yana, yalnızca kanun maddelerini ezberleyen değil; aynı zamanda olayın insani yönünü gözeten, gerçek ihtiyaçları anlayan ve her müvekkiline özel çözümler geliştiren bir hukukçu olmayı benimsedim.

Hukuku, insan hayatını doğrudan etkileyen ve dikkatle icra edilmesi gereken bir sorumluluk alanı olarak görüyorum. Bu bakış açısıyla, her gün mesleğimi yeniden sorguluyor, gelişime açık bir yaklaşımla hem kendimi hem verdiğim hizmeti daha ileriye taşımaya çalışıyorum.