Giriş
Miras hukuku, bir yandan mirasbırakanın (muris) tasarruf özgürlüğünü güvence altına alırken, diğer yandan kanunun zorunlu olarak koruduğu ‘saklı pay’ı ihlal eden tasarrufları geri çeker. Saklı paya el atılmışsa, mirasçılar ‘tenkis davası’ ile tasarrufları kanuni sınırlara getirir.

1) Kanuni Çerçeve ve Temel Kavramlar
• TMK m.505: Mirasbırakan, saklı paylar dışındaki ‘tasarruf edilebilir kısım’ üzerinde serbestçe tasarruf edebilir. Saklı paylı mirasçı yoksa kural olarak tamamında tasarruf mümkündür.
• TMK m.506: Saklı pay oranlarını sayar (altsoy, ana-baba, sağ kalan eş).
• TMK m.507: Tasarruf edilebilir kısmın hesabında murisin ‘ölüm günündeki’ durum ve değerler esas alınır; tenkis hesabının mihenk taşıdır.
• TMK m.565: Tenkise tabi kazandırmaların kapsamını belirler (belirli bağışlar, ‘saklı payı etkisiz kılma kastı’ açık olan işlemler vb.).
• TMK m.571: Tenkis davasındaki ‘hak düşürücü’ süreleri düzenler; ayrıca tenkis def’inin her zaman ileri sürülebileceğini belirtir.
• HMK m.11: Mirastan doğan davalarda murisin ‘son yerleşim yeri’ mahkemesinin ‘kesin yetkili’ olduğunu hükme bağlar; tenkis davaları da bu kapsamdadır. Taşınmazın aynına etkili taleplerde HMK m.12 kuralı da ayrıca dikkate alınır.

2) Saklı Paylı Mirasçılar ve Oranlar
Saklı paylı mirasçılar; altsoy (çocuklar, torunlar), ana-baba ve sağ kalan eştir. Oranlar özetle:
• Altsoy için: yasal miras payının 1/2’si.
• Ana ve babadan her biri için: yasal miras payının 1/4’ü.
• Sağ kalan eş için: altsoy veya ana-babayla birlikte mirasçıysa yasal miras payının tamamı; diğer hallerde 3/4’ü.
Saklı paylı mirasçı bulunmadığında mirasbırakan, prensip olarak net terekenin tamamında tasarruf edebilir.

3) Tasarruf Edilebilir Kısım ve ‘Net Tereke’
Tenkis incelemesinin ilk adımı net terekenin belirlenmesidir: AKTİF (malvarlığı) – PASİF (borçlar) = NET TEREKE. Buna, kanunun emrettiği şekilde ‘terekeye eklenecek değerler’ (ör. belirli bağışlar) eklenir. Elde edilen toplamdan saklı payların toplamı çıkarıldığında, geriye ‘tasarruf edilebilir kısım’ kalır. Muris bu kısmı aşmışsa, tenkis gündeme gelir. TMK m.507 gereği, hesaplamada murisin ‘ölüm tarihindeki’ değerler esas alınır.

4) Tenkise Tabi Kazandırmalar
Tenkis, murisin serbest tasarruf sınırını aşan kazandırmaları yasal sınır içine çeker. Uygulamada başlıca alt başlıklar:
4.1. Ölüme bağlı tasarruflar: Vasiyetname ve miras sözleşmeleri; saklı payları aşan kısımda tenkise tabidir.
4.2. Sağlararası karşılıksız kazandırmalar: Bağışlar; murisin serbestçe dönme hakkını saklı tutarak yaptığı bağışlar; ölümden önceki ‘bir yıl’ içinde adet üzere verilen hediyeler dışındaki bağışlar (TMK 565/1-3).
4.3. ‘Saklı pay kurallarını etkisiz kılma kastı’ açık olan kazandırmalar (TMK 565/1-4): Satış görünümünde bağışlar, çıplak mülkiyet devri–intifa hakkı kendinde tutma, hayır kurumlarına malvarlığının kayda değer kısmını devretme gibi örnekler somut olayın özelliklerine göre bu kapsama girebilir. Önemli olan, murisin saklı payları bertaraf etme iradesinin delillerle ortaya konmasıdır.
4.4. İstisna hatırlatması: ‘Ölümden önceki bir yıl içinde adet üzere verilen hediyeler’ ile ‘serbestçe dönme hakkı saklı tutulan bağışlar’ bakımından kanun koyucu özel düzenleme yapmıştır. Somut olayın koşulları, hediyenin alışılmış ölçüyü aşıp aşmadığını veya bağışa ilişkin dönme hakkının nasıl kullanıldığına ilişkin değerlendirmeyi gerektirir.

5) Tenkis Hesabı ve ‘Sabit Tenkis Oranı’
Tenkisin teknik kalbi, ‘sabit tenkis oranı’dır. Doktrinde ve uygulamada izlenen genel yöntem şöyledir:
Adım 1 – Net terekeyi belirle (aktif–pasif) ve TMK 565 kapsamındaki eklenecek değerleri topla.
Adım 2 – Saklı pay toplamını bul; tasarruf edilebilir kısmı (net toplam – saklı pay toplamı) hesapla.
Adım 3 – Murisin tasarruflarının (vasiyet/bağış) toplamını, tasarruf edilebilir kısmı aşan ‘fazla teberru’ ile karşılaştır.
Adım 4 – ‘Sabit tenkis oranı’nı tespit et: fazla teberru / tasarrufun tümünün değeri.
Adım 5 – Oranı her kazandırmaya ayrı ayrı uygula; mümkünse aynen iade, değilse bedel (eda) yoluna gidilir.
Örnek (basit): Net tereke 1.000.000 TL, saklı pay toplamı 400.000 TL ise tasarruf edilebilir kısım 600.000 TL’dir. Murisin vasiyet ve bağış toplamı 800.000 TL ise ‘fazla teberru’ 200.000 TL’dir. Sabit tenkis oranı 200.000 / 800.000 = %25 olarak bulunur; her kazandırmadan %25 oranında indirim yapılır.

6) Dava Türü, Talep Sonucu ve Taraflar
• Dava türü: Tenkis, ‘yenilik doğurucu’ nitelikte olmakla birlikte, uygulamada çoğunlukla eda (bedel) istemiyle birlikte ileri sürülür; taşınmaza ilişkinse tapu iptali–tescil veya paya oranlı düzeltim de talep edilebilir.
• Davacı: Saklı payı ihlal edilen mirasçı (veya halefleri).
• Davalı: Lehine kazandırma yapılan kişi/kurum, vasiyet alacaklısı veya devre muhatap olan üçüncü kişi; ayni taleplerde tapu malikine yöneltilir.

7) Görev ve Yetki
• Görev: Tenkis davaları asliye hukuk mahkemesinde görülür.
• Yetki: HMK m.11 uyarınca mirastan doğan davalarda murisin ‘son yerleşim yeri’ mahkemesi kesin yetkilidir. Dava taşınmazın aynına etki edecekse HMK m.12 gereği ‘taşınmazın bulunduğu yer’ mahkemesi de ayrıca kesin yetkilidir. Birden fazla taşınmaz varsa bunlardan birinin bulunduğu yerde diğerleri hakkında da dava açılabilir.

8) Süreler: Hak Düşürücü – Tenkis Def’i
• TMK m.571: (i) Saklı payın zedelenmesini ‘öğrenme’den itibaren 1 yıl; (ii) vasiyetnamede ‘açılma’ tarihinden, diğer tasarruflarda ‘mirasın açılması’ tarihinden itibaren 10 yıl içinde tenkis davası açılabilir. Bu süreler ‘hak düşürücü’dür; mahkemece re’sen gözetilir.
• Tenkis def’i: Tenkis iddiası ‘def’i’ olarak her zaman ileri sürülebilir (TMK 571/3).

9) İspat ve Deliller: ‘Kast’ Değerlendirmesi
Tenkis için kural olarak saklı paya el atılmış olması yeterlidir; ancak TMK 565/1-4’teki ‘saklı payı etkisiz kılma kastı açık olan’ kazandırmalarda kastın somut delillerle ortaya konması gerekir. Uygulamada; kazandırmanın zamanı, kapsamı, murisin malvarlığının tamamı içindeki ağırlığı, mirasçılarla ilişkiler, satış görünümünde bağış olup olmadığı, intifa–çıplak mülkiyet ayrımı, hayır amaçlı büyük bağışların oranı gibi unsurlar değerlendirilir. Bilirkişi raporları, banka kayıtları, tapu ve vergi kayıtları, tanık anlatımları ve yazışmalar başlıca delillerdir.

10) Denkleştirme (TMK 669) ile Tenkisin Farkı
Denkleştirme (iade), yasal mirasçıların ‘miras payına mahsuben’ sağlığında aldıkları karşılıksız kazandırmaların, paylaştırmada eşitliği sağlamak için terekeye geri getirilmesidir. Tenkis ise saklı payı ihlal eden tasarrufların kanuni sınıra çekilmesidir. Bir olayda hem denkleştirme hem tenkis gündeme gelebilir; fakat hukuki sebepleri ve hesaplama yöntemleri ayrıdır.

11) Muris Muvazaası ile Tenkisin Farkı
Muris muvazaasında görünürdeki işlem (ör. satış) tarafların gerçek iradesini yansıtmaz; amaç mirastan mal kaçırmaktır. Bu durumda tapu iptali–tescil davası gündeme gelir. Tenkiste ise işlem geçerlidir; sadece saklı payları aşan kısım bakımından oransal azaltım yapılır. Uygulamada, talepler ‘terditli’ şekilde ileri sürülebilir (önce muvazaa; olmazsa tenkis).

12) Strateji ve Uygulama İpuçları
• Hesap seti: Ölüm tarihindeki değerler, eklenecek değerler, net tereke ve sabit tenkis oranı mutlaka teknik olarak raporlanmalıdır.
• İhtiyati tedbir: Taşınmazların elden çıkarılmasını önlemek için paya tedbir; üçüncü kişilere devirlerde tescil şerhi talep edilebilir.
• Faiz ve temerrüt: Eda taleplerinde faiz başlangıcı tartışmalıdır; talep açık yazılmalı, hak düşürücü süreye tabi fer’î talepler unutulmamalıdır.
• Delil tertibi: Banka ve tapu kayıtları, vergi değerleri, bilirkişi incelemesi ve tanıklar önceden planlanmalıdır.
• Usul ekonomisi: Aynı murise ilişkin tasarruflar tek dosyada toplanarak sabit tenkis oranı bütün kazandırmalara tutarlı uygulanabilir.

13) Mini Kontrol Listesi
□ Murisin ölüm tarihi ve son yerleşim yeri (HMK m.11) netleştirildi mi?
□ Saklı paylı mirasçılar ve oranlar (TMK m.506) hesaplandı mı?
□ Net tereke ve eklenecek değerler (TMK m.505–507–565) belirlendi mi?
□ Sabit tenkis oranı hesaplandı mı ve her kazandırmaya uygulandı mı?
□ Hak düşürücü süre (TMK m.571) ve def’i stratejisi kuruldu mu?
□ Denkleştirme (TMK m.669) ile çakışan kısımlar ayrıştırıldı mı?
□ Taşınmazlar yönünden tedbir ve şerhler talep edildi mi?

Sonuç
Saklı payın ihlalinde tenkis davası, mirasbırakan iradesi ile kanunun koruduğu zorunlu paylar arasındaki dengeyi yeniden kurar. Hesaplamanın ölüm tarihlerine ve sabit tenkis oranına dayandırılması; görev–yetki ve hak düşürücü süre kurallarına titizlikle uyulması; delillerin erken toplanması, uyuşmazlığın sağlıklı çözümünde belirleyicidir.

arama

hakkımda

Mesleğe adım attığım ilk günden bu yana, yalnızca kanun maddelerini ezberleyen değil; aynı zamanda olayın insani yönünü gözeten, gerçek ihtiyaçları anlayan ve her müvekkiline özel çözümler geliştiren bir hukukçu olmayı benimsedim.

Hukuku, insan hayatını doğrudan etkileyen ve dikkatle icra edilmesi gereken bir sorumluluk alanı olarak görüyorum. Bu bakış açısıyla, her gün mesleğimi yeniden sorguluyor, gelişime açık bir yaklaşımla hem kendimi hem verdiğim hizmeti daha ileriye taşımaya çalışıyorum.